Karakaş, sert bir dille eleştirdi

CHP Bartın İl Başkanı Selim Karakaş düzenlediği basın toplantısıyla gündemdeki konuları değerlendirdi. Karakaş yaptığı açıklamada ülke gündemiyle ilgili İdlib’den gelen şehit haberlerini ve TBMM’de yaşanan olayları değerlendirirken, Bartın gündemi ile ilgili olarak da AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç ve İl Başkanı Turhan Kalaycı’nın yaptığı açıklama ve yorumları eleştirdi. Karakaş açıklamasında ayrıca İl Başkanı Kalaycı..

Karakaş, sert bir dille eleştirdi
Yazar : Tarih : Okunma : views Yorum Yap

CHP Bartın İl Başkanı Selim Karakaş düzenlediği basın toplantısıyla gündemdeki konuları değerlendirdi. Karakaş yaptığı açıklamada ülke gündemiyle ilgili İdlib’den gelen şehit haberlerini ve TBMM’de yaşanan olayları değerlendirirken, Bartın gündemi ile ilgili olarak da AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç ve İl Başkanı Turhan Kalaycı’nın yaptığı açıklama ve yorumları eleştirdi. Karakaş açıklamasında ayrıca İl Başkanı Kalaycı tarafından HEMA’ya gerçekleştirilen ziyaret ve Milletvekili Tunç’un Millet Bahçesi projesi ile ilgili açıklamalarına değindi.  Karakaş yaptığı açıklamada, “Hiç şüphemiz yok ki önümüzdeki ilk seçimlerde milletimizle birlikte eli kanlı bu AK Parti iktidarını sandıkta halkın iradesi ile yeneceğiz ve bu güzel ülkemizde halkın iktidarını yeniden kuracağız.”ifadelerine yer verdi.

CHP Bartın İl Başkanı Selim Karakaş hafta sonu düzenlediği basın toplantısıyla gündemdeki konuları değerlendirdi. Karakaş yaptığı açıklamada ülke ve Bartın gündemi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Karakaş’ın açıklamasına CHP Bartın Merkez İlçe Başkanı Nazif Çomak, il ve ilçe yönetim kurulu üyeleri, partililer ve basın mensupları katıldı.

CHP Bartın İl Başkanı Selim Karakaş yaptığı açıklamada İdlib’den gelen şehit haberlerini ve TBMM’de yaşanan olayları değerlendirirken Bartın gündemi ile ilgili olarak da AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç ve AK Parti İl Başkanı Turhan Kalaycı’yı eleştirdi.

“Gözyaşları sel olurken, devleti yönetenler yapılan bir espiri sonucu gülüp, eğlenebilmişlerdir”

CHP İl Başkanı Selim Karakaş açıklamasında şu satırbaşlarına değindi;

“27 Şubat tarihinden bu güne kadar geçen 9 günde yaşananları hep birlikte değerlendirme amacı ile bu toplantıyı düzenlemiş bulunmaktayız.

27 Şubat tarihinde, 36 kahraman Mehmetçiğimiz, İdlib’de düzenlenen kalleş hava saldırısında şehit düştü. İdlib’den şehit haberleri gelmeye, acımıza acı katmaya devam ediyor. 27 Şubat tarihinden bu yana, İdlib’de 6 şehidimiz ve onlarca yaralımız var. Özellikle son bir haftadır 7’den 70’e milletimizin içi kan ağlıyor. Canımızdan can gitti son bir ayda idlip’te 54 kahraman askerimiz şehit oldu. Bir kez daha kahraman Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Yaralı Gazilerimizin en kısa zamanda  sağlıklarına kavuşmasını temenni ediyoruz. Şehitlerimizin ailelerine, yakınlarına sabır, aziz milletimize baş sağlığı diliyoruz.

27 Şubat’ta meydana gelen bu hain saldırı sonrası şehitlerimiz için Milletimizin ve birlik beraberliğimizin en yüce temsil makamı Cumhurbaşkanlığından resmi  bir açıklama beklerken , bu görev Hatay Valisi’ne bırakmıştır. Milletimiz şehitlerimizin sayısını ve yaşananları devletin başından değil, Hatay Valisinden öğrenmiştir.

28 Şubat günü TBMM de  grubu bulunan partiler adına AK Parti Grup Başkan vekili Mehmet Muş,  CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel,  MHP Grup Başkan vekili Erkan Akçay ve İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan’ın imzasının yer aldığı ortak bildiride,                                                             ‘27 Şubat 2020 gecesi Suriye İdlib gerginliği azaltma bölgesinde Türk Silahlı Kuvvetlerine ait konvoya yapılan hain saldırıda 33 kahraman evladımız şehit edilmiş, 32 evladımız yaralanmıştır. Acımız büyüktür. Milletimizin başı sağ olsun.                                                                                                                                        Bu alçak ve menfur saldırıyı Millet iradesinin tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde aşağıda imzası bulunan parti grupları olarak, şiddetle ve nefretle kınıyoruz.                                                                    Askerlerimize yapılan saldırılara mukabele hakkımız mahfuz kalmak kaydıyla, bölgede yaşanan insani dramlara mani olmak için uluslararası  hukukun desteklediği biçimde çözümün siyasi yöntemlerle olması gerektiğini ifade ediyoruz.                                   Kahraman Türk Ordusu’nun Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kendisine verilen görevleri her zaman olduğu gibi, bundan sonra da üstün başarıyla gerçekleştireceğine olan inancımız tamdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, bize emanet edilen demokratik temsil sorumluluğunu, parti politikalarına ilişkin farklılıklar saklı kalmak kaydıyla, yüksek idealler istikametindeki ortak bir anlayışla yerine getireceğimizi Aziz Milletimize ve dünya kamuoyuna bir kez daha bildiririz.’                                            denilerek böylesi günlerde olması gerektiği gibi milli bir duruş sergilenmiş milletimize birlik ve beraberlik mesajı verilmiştir.

29 Şubat günü Çaycuma idlip şehidimiz Tolga Can Yılmaz’ın cenaze töreni için hazırlanırken; Sayın Cumhurbaşkanımız hain saldırıdan iki gün sonra Dolmabahçe’deki çalışma ofisinde yapmış olduğu toplantıda milletimize seslenmek yerine,  şehit cenazelerimiz henüz toprağa verilmeden partisinin eski ve yeni İstanbul milletvekillerine seslenmeyi tercih etmiştir. Yapılan bu talihsiz toplantı milletimizin acılarını hafifletmek yerine daha da arttırmıştır. Bütün millet büyük bir üzüntü içindeyken, herkes, durumun hassasiyetinin gereği, her sözünü tartarak konuşurken, istisnasız tüm muhalefet meseleyi siyaset üstü tutarken, milletimiz, Cumhurbaşkanlığı makamından milli bir duruş beklerken, şehit analarının, şehit eşlerinin ve evlatlarının gözyaşları sel olurken, üzülerek söylüyorum devleti yönetenler bu toplantıda yapılan bir espiri sonucu gülüp, eğlenebilmişlerdir.

“Bu planlı linç girişimini şiddetle kınıyoruz”

Milletçe birlik ve beraberliğe  en çok ihtiyacımız olan günlerde bile AK Parti iktidarının her kademede,  siyasi olarak sıkıştığını hissettiği  her ortamda  ülkeyi kutuplaştırmak, toplumu bölüp parçalamak, kendi seçmenini konsolide etmek adına muhalefete özelikle de  Cumhuriyet Halk Partisine saldırdığı bilinen bir gerçektir. Yaşanan hain idlip saldırısı sonrası da siyaseten sıkıştığını hisseden AK Parti iktidarı aynı yöntemlerle Cumhuriyet Halk Partisine genelde ve yerelde ağıza alınmayacak sözlerle hakaret etmeyi tercih etmiştir.

AK Parti Genel Başkanı 3 Mart salı günü partisinin grup toplantısında Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na  ağıza alınmayacak sözlerle hakaret etmiştir. Grup başkan vekilimiz Sayın Engin Özkoç aynı üslupla kendisine cevap verdiğinde ise TBMM’de AK Parti grubu tarafından gerçekleştirilen bu planlı saldırıya maruz kalmıştır. TBMM Genel Kurulu’nda, Grup Başkanvekilimiz Sayın Engin Özkoç’a karşı AK Parti grubu tarafından gerçekleştirilen bu planlı linç girişimini  şiddetle kınıyoruz.

“AK Parti ile aynı saldırgan dili kullanmayacağız”

Ancak böyle sıkıntılı günlerde bizler AK Parti ile aynı saldırgan dili kullanmayacağız. Siyasi geçmişimizden aldığımız terbiye ve nezaket kuralları içinde hak edene hak ettiği cevabı da vermekten geri kalmayacağız.

“Cumhuriyet Halk Partilileri  düşman ilan etmek  bir milletvekili olarak size yakışıyor mu?” 

4 mart günü AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç attığı bir tweet’te  3 mart günü TBMM de yapılan kapalı oturuma atıfta bulunarak ‘’Dün kapalı oturumda ordumuz hakkında söylediklerini millet duysa sokağa çıkamazlar. Bu Cumhuriyet Halk Partisi siyasi parti değil, Türkiye’yi içerden vuran bir düşman’’ diyor. Sayın Tunç  28 Şubat’ta TBMM de AK Parti, CHP ,MHP ,İYİ partinin imzaladığı,sizin de tweet’ini  paylaştığınız yukarıda okuduğum 28 Şubat tarihli ortak bildiriye imza atan başka bir CHP mi? Ne çabuk düşman oldu. Sayın vekil bilmen gerekir ki Cumhuriyet Halk Partisi Kurtuluşun ve Kuruluşun Partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi, köklerini Kuvayı Milliye’den, gücünü ise aziz milletimizden alır. Bu nedenle milletimizin duymadığı ve bilgi sahibi olmadığı meclis kapalı oturumuna atıfta bulunarak Cumhuriyet Halk Partisini ve Cumhuriyet Halk Partilileri  düşman ilan etmek  bir milletvekili olarak size yakışıyor mu?  Ayrıca Cumhuriyet Halk Partisi Kuvayı Milliye ruhu ile  Kurucu  Genel Başkanı Mustafa Kemal Atatürk Tarafından Türk milleti ile birlikte yoktan var edilen  Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerine sokağa çıkamayacak ne söyleyebilir ki?  Eğer biraz vicdan sahibi iseniz, sizde biraz yürek varsa, yerel bir ifade ile adamsanız  bunları açıklamak zorundasınız. Ya da milletvekili sıfatı ile yaptığınız görevin üstlendiğiniz sorumluluğun bilincinde değilsiniz. Biz Cumhuriyet Halk Partililer milletimizin birlik ve beraberliği, Vatanın bölünmez bütünlüğü için içeride ve dışarıda düşmanlarımıza karşı  mücadele eden silahlı kuvvetlerimize, can veren kahraman şehitlerimize, kan döken gazilerimize  sadece sevgi ve saygı duyarız. Ya siz.   Ayrıca yaşamım boyunca üyesi olmaktan onur duyduğum bir Cumhuriyet Halk Partili olarak yarın bana düşmanca nasıl bakacaksınız merak ediyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi 97 yıllık bir koca çınardır. Sizler ve sizin gibiler bu koca çınarın gölgesinde serinleyip Cumhuriyetin bütün kazanımlarını özelleştirme adı altında satmaya devam eden ve bu kazanımlardan yandaşlarınıza rant devşiren  miras yedilersiniz.

 “Vatandaş sizden betona gömülen paralar ile yapılan Millet Bahçesi değil iş ve aş bekliyor”

İdlip’te  bir günde 36 şehit kahraman askerimiz varken 3 Mart günü Bartın’a Millet Bahçesi müjdesi veriyorsunuz. 4 Mart günü de sosyal medyadan gelen eleştirilere yine yerel basın yolu ile ’’yeter ki böyle devam edin’’ diyerek cevap veriyorsunuz. Sayın Milletvekili son bir ay içinde idlip’te 20’li yaşlarda 50’nin üzerinde şehidimiz var. Aileler, Analar, Babalar, Eşler ve Çocukların yüreği yanıyor, kan ağlıyorlar, Sosyal medyada şehit ailelerinin Türk Bayraklı evlerini yaşam alanlarını görmediniz mi? Şehit Cenazelerindeki resmi törenlerden sonra bu acıyı yaşayan Analar, Babalar, Eşler ve Çocuklar gözünüzün önüne geliyor mu? Merak ediyorum sizde vicdan var mı?  Ama siz Millet Bahçesi diyorsunuz sayın milletvekili. Gündem mi değiştirmek istiyorsunuz. Biraz saygı lütfen. Sayın milletvekili vatandaş sizden betona gömülen paralar ile yapılan Millet Bahçesi değil iş ve aş bekliyor.

“Yol üstünde sözde kömüre kazma sallayıp özel şirketin reklamını yapıyor”

 Mesele gündem değiştirmeye çalışmak olunca aynı AK Parti Milletvekili Yılmaz Tunç gibi, AK Parti İl Başkanı Turhan Kalaycı‘da  15 yıldan beri Bartın’ın  başına bela olan şu ana kadar bir kilogram bile kömür çıkartmayan devlete karşı hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmeyen termikçi şirketin  ocağına girip yol üstünde sözde kömüre kazma sallayıp özel şirketin reklamını yapıyor.  Sayın Başkan biz zaten sizlerin emekten yana olmadığınızı ve emekçilerin yanında yer almadığınızı biliyoruz. Çok mu gerekliydi böyle bir zamanda işçileri emekçilerin aylardır maaşlarını, işten çıkarttığı işçilerin tazminatlarını ödemeyen asalak şirketin yanında yer almanız.

“Hakaret dolu sözleri aynen kendisine iade ediyorum”

AK Parti Genel Başkanının; Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı kullandığı siyasi nezakete uymayan üslupla, AK Parti İl Başkanı sıfatı ile Turhan Kalaycı’nın Grup Başkan Vekilimiz Engin Özkoç hakkında sosyal medya ve yerel basın aracılığı ile yaptığı AK Parti logolu basın açıklamalarında yer alan hakaret dolu sözleri hayvan benzetmelerini de aynen kendisine iade ediyorum. Bütün bu yaşananlar bizleri ve milletimizi derinden yaralamaktadır. Tam da bu sırada birlik beraberlik içinde düşmana karşı tek vücut olmamız gerekirken, ekonomik ve siyasi krize çözüm bulamayan, barışta ve savaşta başarısızlıklarını ört bas etmek isteyen, milletimizin çıkarlarını savunan bizleri yumruklarla susturmaya çalışan AK Parti iktidarının oyununa gelmeyeceğiz. Sağduyumuzla ülkemizin ve yurttaşlarımızın haklarını savunmaya devam edeceğiz. Yurt da ve dünyada barış ilkemizden asla taviz vermeyeceğiz.

“Bu güzel ülkemizde halkın iktidarını yeniden kuracağız”

Hepimizin tarihteki örneklerinden bildiği gibi otoriter tek adam rejimleri halkın desteğini kaybettiklerini hissettikçe halk üzerindeki baskılarını artırarak otoritelerini yeniden tesis etmeye çalışırlar. Bu dönemde de 12 eylül döneminde görmediğimiz baskılara ve zulümlere fazlasıyla şahit oluyoruz. Yine gazeteciler tutuklanmaya, AK Parti iktidarına muhalefet edenler düşman ilan edilmeye yargı eliyle cezaevlerine gönderilmeye başlandı. Bütün bu yaşanalar AK Parti iktidarının arkasındaki halk desteğin kaybettiğinin göstergeleridir.

Hiç şüphemiz yok ki aynı İstanbul seçimlerinde olduğu gibi önümüzdeki ilk seçimler de milletimizle birlikte eli kanlı bu AK Parti iktidarını sandıkta halkın iradesi ile yeneceğiz ve bu güzel ülkemizde halkın iktidarını yeniden kuracağız.

Şunu da açıkça ifade ediyorum ki; Yargı tehdidiyle, kaba kuvvetle, siyasi ve polisiye güç kullanarak hiçbir Cumhuriyet Halk Partiliyi sindiremezsiniz. Cumhuriyet Halk Partisi bütün örgütleri ile geçmişte olduğu gibi bugün de inandıklarını söylemekten ve gerçekleştirmekten  geri durmayacaktır.

Bu vesile ile başta Şehit anneleri ve eşleri olmak üzere tüm emekçi kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar  gününü kutluyor. Tüm katılımcılara sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

İlk yorumu siz yazın